DUR DÜNYA!.. IRAK SON DURAK... (Devamı)
Kerkük’ten ciğer söken bir hoyrat yükseliyor;
“Daldalanım, daldalanım, dalım yok daldalanım
Bir daldaya sığındım, el koymaz daldalanım…
Türk’ü, Kürd’ü, Arab’ı tek binanın daşıdır,
Ezânlar Muhammedî, hepsi din gardaşıdır.
Özümü düşman ettin ey İblis mene garşı,
Âlem seyirci durur bu degirmene garşı.
Sünnî ve Şiî Arap hânesin ettin harap,
Kılıç gibi salladın Kürd’ü Türkmen’e garşı…”
Dal boylu yiğitlerin feryâdıdır bu türkü;
Hançerdir hançerede, bildiğin hoyrat değil…

Uyan!.. Kıyameti üfleyen Sûr’um.
Dur dünya!.. Bu yolun sonu uçurum…
Alınsın İblis’in elinden orak;
Dur dünya, dur dünya! Irak son durak…

Siz ey kanadı kanlı nûr tüylü güvercinler,
Sizler ey kurşun yiyen, alev içen çocuklar;
Körpe yüreğinizde küfrün kurşunlarını,
Mübarek kanınızla yıkayıp arındırın…
Ey kanatları kırık küçücük Ebâbiller;
Çıkın arşa, zâlime gök taşları yağdırın!..

Oradan sizleri birer-ikişer
Cennet-i Âlâ’ya götürecektir
Allah Resûlü’nün bindiği Burak…
Dur dünya!.. Dur Dünya!.. Irak son durak…

Önceki - Gönül Cemresi Anasayfa